17 Aralık 2009

uzuuuunnn oldu


 uzuuun oldu ama geçen süre arasında hem hastalık hemde memlekete gitme telaşı üstüne kurban bayramıda girince yazamadım işte
önce ben hastalandım sonra eşiminde canı çekmiş olacak ki ikimizde ateşlendik
herkes bu seneki grip domuz gribi olunca gittiğimiz hastanede bile bize ateşten dolayı geldiğimizi söyleyince domuz gribi muamelesi yaptılar sağolsunlar ama bizimki enfeksiyon ateşlenmesi olunca sadece antibiyotikle atlattık rabbime çok şükür
 daha sonra bayram için memlekete gitme telaşı falan filan yazmaya fırsatım olmadı aslında bayram öncesinde kendime burda derginde gödüğüm bir yelek dikmiştim yine burda dergisinde gördüğüm bir gömlek modelini beğenip dikmiştim ama o telaş içerisinde bunları yazma fırsatım olmamıştı inş bundan sonra yazma fırsatı bulabilirim

12 Ekim 2009

yumuşacık topuklar

herşeyimizi nasılda yaz mevsimine bağlıyoruz yaz gelicek ilkbahar bakımı yaz gitti sonbahar bakımı sürekli yaz öncesi ve sonrası bakımı var şimdide sonbahar bakımının zamanı geldi gerçi ayak bakımı çok önemli olduğu için yazı kışı olmaz diye düşünüyorum çünkü her türlü yükümüzü çekiyor ayaklarımız o yüzden herşeyden çok onların bakıma ihtiyacı var
hele şöyle yumuşacık pespembe topukları kim istemezki
o zaman kendimize biraz vakit ayıralım veeee bakım yapalım
sıcak su dolu bir kovaya (dikkkat edin ayaklarınızı haşlamayın) 1 avuç dolusu deniz tuzu atalım ve ayaklarımızı yarım saat kadar bekletelim elinizde ponza taşı veya topuk törpüsü varsa topuklarınızdaki ölü derilerden kurtulursanız dahada güzel olur bu arada ben deniz tuzu bulamam diyorsanız dise söyleyeyim billur tuz evet yemeklerde kullandığımız billur tuz deniz tuzu çıkartıyor aynı işe yararmı tam olarak bilmiyorum ama olur herhalde neden olmasın ki neyse
daha sonra 5-6 tane aspirini ve 1 yemek kaşığı şeftali veya limon suyunu 1 kahve fincanı vazelinle karıştırarak ayaklarımıza masaj yaparak sürüyoruz ben bu bakımı genelde yatmadan önce yapıyorum ve yatarken yünlü bir çorap giyerek yatıyorum böylelikle ayaklarım daha yumuşak oluyor



07 Ekim 2009

portföy çanta yaptım :)


evet dikiş işlerinede sonunda elimi atmış bulunuyorum oleyyy :)
geçenlerde eşimin arkadaşının düğünü vardı oraya gidecektik.daha önceden alınmış ayakkabılarım vardı ama ona uygun çantam yoktu ve çarşıya gidip araştırıp almak için de vaktim yoktu.
bende hemen evdeki kumaşları çıkarıp ayakkabıma uygun renkte kumaş baktım ve buldum daha sonra kumaşı çift kat olarak dikip kalın durması içinde 2-3 kat karton koydum daha sonra kenarlarını dore rengi kurdelayla çevirdim en sonundadaayakkabılarıma uygın olsun die
ayakkabılarımın üstünde olan fırfır çiçeğe benze çiçek yaptım üstünede daha önceden aldığım broşum vardı onu taktım en azından bir gecelikte olsa idare edecek bir çanta çıkardım.


06 Ekim 2009

evet biliyorum!!!

evet biliyorum uzun zamandan beri yazamadım herhalde canım yazı yazmak istemedi
neyse geçen hafta biraz yoğun olduğum için yazamadım
aslında geçen hafta neler yaptım nerelere gittimm size aktarmam lazımdı ama olmadı işte :)
neyse geçen hafta annem ve kuzenim yanımdaydı  ve onlarla neler yaptık neler
öncelikle
ekşi mayalı ekmek

annemle beraber önce ekşi maya hazırladık ve böylece ekşi maya hazırlamayı öğrenmiş oldum
mayalı bir hamurdan bir kenara ayırıp sıcak bir yerde bir gece beklettik ertesi gün ise mayayı unla yoğurup ekmek hamuru elde ettik dersenizki her daim elimin altında ekşi maya olsun o zaman yoğurduğunuz ekmek hamurundan bir kaba ayırıp ekmeğimiz kabarırken onuda yanında sıcak bir yerde mayalanması için bekletiyoruz ikiside kabarınca mayayı buzdolabına ekmeğide fırına veriyoruz
ekmeği 250 derecede üzeri kızarıncaya kadar pişirdik
şimdi ne söylesem boş ev ekmeği gibi yok fırından gelen güzel ekmek kokusu
heleeeeee sabah güzelce kızartılmış tereyağ sürülmüş ev ekmeği kadar güzeli yok :)
bence denemeya değer :)

20 Eylül 2009

tezat :)

dışarda acayip bir yağmur var gök sanki yarılmış yağmur yağıyor hatta arada bir gök gürlüyorki sanki canı yanmış bir aslan gibi kükrüyor insanın içi ürperiyor doğrusu
ben yağmuru şimşeği çok severim ama gök gürlemesinden ödüm kopar bu ne tezattır bende bilmem hani şebnem ferahın bir şarkısı vardı. korkarak yaşıyorsan diye
hani orda diyor ya
denizleri seviyorsan , dalgalarıda seveceksin
die benimki tam tersi işte :)
yine bir tezatlık örneği daha sunayım sizlere havalar soğumaya başladığı günlerde ben size ice tea tarifi vericem
haydaaa.... evet hayda ama benim gibi yaz kış sıcak içeceklerden hoşlanmayanlardansanız bu tarif işinize gelicek
hani anneniz, babamız, eşimiz çayı çok sever ama içilmez kalır ya o kalanı artık dökmek yerine kendimize soğuk içecek yapabiliriz.
yook ben kendimee ayrı yaparım diorsanız öle anlatayım
2 - 3 çay bardağı demli çayın içine
şeker koyup eriteceğiz şekerin miktarı sizin damak tadınıza kalmış bişey
şeftali elma ananas mango vs. (meyvelerin karışımı size kalmış) ufak ufak doğranıp
1 limon kabuğu rendelenip suyu sıkılacak ve
şekerli çayın içine atılacak
ve içine bir kaç tane taze nane yaprağı konursa dahada ferah olur.
Bir sürahinin içine yarısı kadar buzla doldurup hazırladığımız çay karışımını koyup buzdolabında yarım saat kadar bekletiyoruz ki meyvelerin tadı çayımıza geçsin daha sonra su ekleyip afiyetle içebiliriz bu havalarda buz atmak mantıklı olmayabilir ama yazın bol bol atılabilir :)
bunun bir değişiği daha yapılabilir
hani meyveli çaylar var ya onları demleyip yine buz dolu bir sürahinin içine meyveli çayın demini döküp 1 limonun kabuğu ve suyunu koyup yine bir kaç tane taze nane yaprağı atılıpta yapılabilir... gerisi diğer tarif gibi..
inş hasta olmazsınız diyorum ...

05 Eylül 2009

sonbaharda saç bakımı

yaz bitti sonbahar geldi mevsimler değişiyor
yazın güneşten yıpranan saçlarımızı sonbaharda bakımla canlandırmamız lazım benim gibi sonbaharın geldiğini anlayan saçlarınız varsa ve hemen dökülmeye başlıyorsa benim gibi internette harıl harıl saç dökülmesine karşı bakım maskeleri arayabilirsiniz tabi dökülmenin mevsimle ilgili olduğu gibi beslenmeyle ve saçların uzunluğuylada ilgisi var uzun saçlar bir süre sonra kendini besleyemez duruma geliyor o yüzden sonbaharda bakımla birlikte beslenmemize dikkat etmemiz gerekiyor ve saçlarımızın ucundan azıcık kestirmek iyi gelebilir tabiki bunun yanı sıra bakımda yapmakla dahada iyi olabilir
hazır maskeler var 15tl den başlayıp fiyatları değişebiliyor
ben evde hazırlamakla uğraşamam alırım kullanırım diyenlerdenseniz değişik çeşitler var yok ben almiiimmm kendimde mis gibi yaparım hemde doğal doğal diyenlerdenseniz
size bir kaç tane saç dökülmesine karşı bulduğum maskeleri yazıcam tabikide her saçın cinsi farklı olduğu için siz kendinize uygun olanı seçersiniz artık :)
elma sirkesi küründe yarım litre ılık suya dörtte bir miktarı elma sirkesi ekleyip bu karışımı saçlarımızı yıkadıktan sonra saçlarımıza döküp birkaç dakika masaj yapıp masajdan sonra kendi kendine kurumasını beklemek lazımmış bildiğim kadarıyla elma sirkesi üzüm sirkesi kadar kötü kokmuyor ama yinede evden çıkmayacağımız bir gün yapmak en iyisi bunuda haftanın 1 - 2 günü yapmak lazım
birde yağlı bakım kürleri var onlarda
60 gr. hintyağı, 50 gr. saf zeytinyağı, 50 gr. lavanta suyunu karıştırıp banyo yapmadan yarım saat önce saçımıza sürüp beklemek ve bulabilirseniz defne sabunu veya zeytinyağ sabunuyla saçınızı yıkamak bulamazsanız saç sabunlarıyla saçınızı yıkamak bunuda haftada bir yapmak lazım
defne yağıyla saç diplerine masaj yapmak, sarımsak yağıyla buğday yağını eşit ölçüde karıştırıp bu karışımla yine saç diplerine masaj yapılabilir
inş bunları uyguladıktan sonra saçlarımızın dökülmesi durur :)

03 Eylül 2009

uyku ve kedi

kediler soba yanında sıcaktan mayışıp uyuyup kalır ya
ben bu sıcak günlerde kedi gibi mayışık mayışık dolaşıyorum hem ramazan hem sıcak sürekli uyuyorum
inş bu zamanlar geçicidir. yoksa ben bu halde her yerde uyuyup kalırım yani
gerçi buna da şükür uyuyamama problemleride var yani
neyse kediler benim için önemli ya vizyona girecek filmlerden biride
çizmeli kedi
bu masalı bilmeyenimiz yoktur bir değirmenci 3 oğluna miras bırakır bu miraslardan biride bizim çizmeli kedidir oğul önce kediyle ne yapacağını düşünürken bizim kedi onu prensesle evlendirir kısacası böyle şimdide bunu animasyon olarak çizgi film masallarımıza eklediler bildiğim kadarıyla 11.09.2009'da büyük şehirlerde gösterimde olucak küçük yerlere ne zaman gelir bi fikrimiz yok tabiki neyse 
filmin fragmanını ilk gördüğümde aklıma direk shrek'teki çizmeli kedi karakteri geldi. bu masal zaten vardı ama shrekte çizmeli kedi karakteri bu düşünceyi pekiştirmiş herhalde böyle bir proje çıkmış.ama gördüğüm kadarıyla shrekteki çizmeli kedi karakteri daha bi tatlıydı.karar sizin yinede bu filmi sabrederek beklemek ve vizyona girince patlamış mısırla bir güzel izlemek gerek...

02 Eylül 2009

kızılcık

kızılcık
sonbaharın habercisi faydaları saymakla bitmez
şu anda da tam mevsimi kızılcığın
hani eskiden osmanlının herzaman misafirlerine ikram ettiği meşhur kızılcık şerbeti
aslında bizlerde ne kadar hazırcılığa konuyoruz sağlıklı olmayan şeyler sırf kolay olduğu için
onlara yöneliyoruz
mesela asitli içecekler yerine yine buz gibi bi kızılcık şerbeti olsa güzel olmaz mı?
hem osmanlı adetlerini devam etiririz hemde sağlıklı besleniriz
geçen hafta pazara gittiğimde gördüm
kızılcıklar olmuş selelere dolmuş
bende fırsat bilerek 2 kilo aldım 1 kilosunu marmelat yaptım
hani sabah kahvaltılarında çok güzel oluyo yani
1 kilosunuda kışlık şurup(şerbet) hazırladım
artık canımız soğuk birşey çektiğinde kızılcık şerbeti içiyoruz
hemde ne kadar faydalıymış geçenlerde kızılcık meyvasının  faydalarını araştırıyordum aslında bir çok meyvanın ne işe yaradığını hakikaten bilmiyoruz yani
müthiş bir antioksidan ve daha fazlasını
burdan da okuyabilirsiniz gelelim şuruba annemin eski bir kitabı vardı
gönül candaş bereketli olsun diye ordan baktım açıkcası orda
1 kilo kızılcık
1 kilo şeker
2 limonun suyu
ilk başta şeker bana fazla gelmişti ama kışlık olduğu saklanacağı için olabilir die düşündüm sonra
tarifi uyguladım
kızılcıkları ezin diyodu ama benim kızılcıklarım biraz sertti o yüzden bende az suyla haşladım ve
elime çekirdekleri gelesiye kadar ezdim sonra onuda tülbetten geçirdim
bir tencerede de 2bardak suyla 1 kilo şekeri koyu şurup yaptım ondan sonra kızılcığı haşladığım suyu ve ezerek çıkarttığım suyuda ekledim 2 limonun suyunuda ekledim
 daha sonra ılınınca kavanozlara koydum
şimdide buzdolabımda saklıyorum canımız çektikçede sulandırıp içiyoruz
sağlıklı yaşamaya inş böle böle alışıcaz ...

01 Eylül 2009

sonbahar ve kedi

   Sonbahar yaprakların uçuştuğu gökyüzünün en güzel sarı ve kızıllıklarıyla dolu olduğu mevsim zaten en sevdiğim mevsimdir sonbaharda doğmuş olmamla alakası varmı hiç bilemedim bunu ama galiba yok ben azcık romantik bi insanım  herhalde ondan sonbaharı seviyorum
  Herkes sonbaharı ayrılık mevsimi kabul etmiştir yaz aşıkları için öyle olabilir ama benim gibi tam sevenlerin bence birleşme vaktidir sonbahar ...
   neyse sözü fazla uzatmadan bizde başlayalım bloglamaya bakalım duygularımızı, düşüncelerimizi, el emeklerimizi, yemeklerimizi
    en sevdiğim mevsimden en sevdiğim aydan sevgilerimle...